Cabir bin Hayyan Kimdir?Modern Kimyayı Nasıl Kurdu?

Cabir bin Hayyan Kimdir?Modern Kimyayı Nasıl Kurdu?

Cabir bin Hayyan Kimdir? 

Doğum tarihi: MS 721, Tus, İran

Ölüm tarihi ve yeri: MS 815, Kufe, Irak

Cabir Bin Hayyan, batıda daha ziyâde Geber olarak tanınan, Abbâsîler döneminde yaşamış ve İslâmiyette fen bilimlerinin temelini atmış olan Farsî çok yönlü bir fen bilgini; simyacı, kimyacı ve eczacı; fizikçi, astronom ve astrolog; tıp ve fizik tedavi uzmanı; mühendis, coğrafyacı, filozof ve sûfidir.

Cabir bin Hayyan Kimdir
Cabir bin Hayyan’nın Biyografisi

Cabir bin Hayyan Kimdir?

Cabir Bin Hayyan721 yılında Kimyager ve eczacı olan bir babanın oğlu olarak İran’da Horasan’ın Tûs şehrinde doğmuştur. Tam adı Ebû Mûsa Câbir bin Hayyân’dır. Eczacı olan babasından bitkileri ve bunların iyileştirici etkilerini hayli iyi öğrendiği kabul edilir.İran Tus şehrinde eğitimini aldıktan sonra ve babasının ölümünün ardından Irak’ın Kufe şehrine göç etti. Kûfe’de aktarlık yaparken eski kimya geleneğinin önemli temsilcilerinden Cafer es-Sâdık’ı tanıyarak onun talebesi olmuştur.

Cabir bin Hayyan Kimdir

Kimyaya ilişkin temel bilgileri, büyük hürmet duyduğu ve kimi zaman “Hikmetin Kaynağı” diye nitelendirdiği hocası Cafer es-Sâdık’tan öğrenmiştir. Onun yanında eğitimini tamamladıktan sonra dönemin bilim ve düşünce merkezi olan Bağdat’a gitmiştir. Bağdat’da Abbâsî halifesi Harun Reşid’in saray âlimi olarak hizmet etmiştir. 

Bağdat’taki yönetici ailelerden biri olan, bilimi ve bilimle uğraşanları himaye edip destekleyen Bermekî ailesinin Yahya Bermeki’nin desteğiyle çalışmalarına uzunca bir süre burada devam etmiştir. Bermekî ailesinin yönetimden uzaklaştırılmasının ardından 803 yılında yeniden Kûfe’ye dönmüştür.

Cabir Bin Hayyan, Nitrik asit, Hidrojen klorür ve Sülfürik asit’in rafine ve kristalize yöntemlerini bulduğu Kral suyu’nu icat ettiği ve Sitrik asit, Asetik asit ve Tartarik asiti keşfettiği düşünülmektedir. “İmbik”i geliştirmiş ve kendisinin ortaya attığı Baz kavramıyla Kimya’nın gelişmesine katkıda bulunmuştur.

Bugün laboratuvarlarda kullanılan araç gereçlerin bir çoğunu icat etti, görece ilkel olsa da ilk kimya laboratuvarını oluşturdu. Örneğin ilaç sektöründe kullanılan damıtma imbiği ve bugün kullanılan deney tüpleri, Cabir bin Hayyan’ın eseridir.

Cabir bin Hayyan Kimdir

Cabir bin Hayyan, oksidasyon  yükseltgenme (metallerin yüksek sıcaklıkta ısıtılarak oksitlerine ayrıştırılması), bunun tersi olan redüksiyon indirgenme (Redoks tepkimeler), buharlaştırma, süblimleştirme (saflaştırma-tasfiye), eritme, süzme, damıtma, kristalleştirme (billurlaştırma) gibi yöntemler geliştirmiştir. Çeşitli metal ve çelik üretim usûllerinin geliştirilmesi, deri ve bez boyalarının hazırlanması, kükürtlü bileşiklerden arsenik ve antimuan, bitkilerden yağ elde edilmesi, metallerin saflaştırılması, kumaşın boyanması, su geçirmez elbiselerin cilâlanması, manganez dioksitin cam yapımında kullanılması ve günümüzde hâlâ kullanılan camın renklendirilmesi gibi buluşları da gerçekleştirmiştir.

Modern Kimyayı Nasıl Kurdu?  

Kimya dışında Eczacılık, Metalürji, Astroloji, Felsefe, Fizik ve Müzik gibi geniş alanda 400 ü aşan eser bıraktığı söylense de ancak 20 civarında eseri bugüne kalmıştır. 12. Yüzyılda eserlerinden Latince’ye çevirilmiş olan “Kitab al-Kimya” adlı eseri, Simya ve Kimya kelimelerinin kökeni olmuştur. Deneysel çalışmaları kimyanın hizmetine sunmasıyla bu alanda bir çığır açmıştır. Bu nedenle Câbir modern kimyanın kurucusu kabul edilir.

Modern Kimyayı Nasıl Kurdu?  

Cabir bin Hayyan o vakitler ‘ilim’ olarak kabul edilen simyanın gerçek olmadığını ve bu maddelerin hiçbir koşulda altını var edemeyeceğini ispat ederek simyanın alternatifi olarak modern kimyayı işaret etmişti. “Batıl inançlar” yerine “deney ve gözlemi” koyma girişimi onu modern kimyanın kurucusu olarak tarih sayfalarına geçirdi.

Cabir Bin Hayyan, zehirlilerin en zehirlisi olarak bilinen arsenik tozunu elde eden ilk kişidir.

Cabir Bin Hayyan, 803 yılında 82 yaşında iken Kûfe’ye geldikten sonra ömrünün geri kalanını burada bilimsel çalışmalar yaparak geçirdi.

O güne kadar bilinmeyen birçok kimyasal bileşiği keşfeden Cabir Bin Hayyan, deney ve çalışmalarını gerçekleştirebilmek için çoğunu kendisinin icat ettiği imbikler, tüpler, fırınlar ve daha pek çok araç gereç, kendisinden sonraki tüm kimyacılar tarafından kullanılmıştır.

Modern Kimyayı Nasıl Kurdu?  

Câbir bin Hayyân, araştırmalarını deney ve matematik temelleri üzerine oturtmuştur. Onun için sayı ve ölçü kimyanın olmazsa olmaz iki ögesidir. Bu düşüncesiyle kendisinden önceki bilim insanlarından ayrılan Câbir bin Hayyân modern kimya çalışmalarının başlangıcını oluşturmuştur. Ebû’l-Kâsım Muhammed bin Abdullah 12. yy’da kimya üzerine yazdığı eserde Câbir bin Hayyân’ın geliştirdiği kimya aletlerini resmetmiştir.

Cabir Bin Hayyan, 815 yılında Irak’ın Kufe şehrinde 94 yaşında ölmüştür.

Cabir bin Hayyan’nın Eserlerinden bazıları şunlardır:

1. el-İrşad ’l-tabir.

2. Risaletün l-usturlab ve ameluhu.

3. Ruh el-ervah,

4. Alel el-meadin,

5. Kitab el-ihrak,

6. Kitab el-halis ’l-kimya,

7. Kitab el-havas el-kebir,

8. Kitab el-rahme,

9. Kitab el-sab’in

10. Kitab el-Kamer.

 Cabir bin Hayyan Sözleri 

“Fen ilimlerinde tecrübe esastır. İyi ve gerçek deney yapan mütehassıs ve üstâd olur. Yapmayan ise olamaz. Bütün fen ilimleri için bu böyledir. Deney yapmayan âlim, netîceye ulaşamaz…”

Allah bize fizikî kanunlar vermiştir.Bunlarla bitki, hayvan hattâ insanın benzerini yapabiliriz.Allah beşere öyle kabiliyetler bahşetmiştir ki, beşer, kâinattaki bütün sır perdelerini bununla çözmeye muktedirdir.

Kimyevi hadiseler tabiatta Cenab-ı Hakk’ın takdiriyle uzun sürede meydana gelmektedir. Kimyager tabiatta uzun sürede meydana gelen şeyi kısa zamanda yapan kişidir.Âlim ise, keşfedilmiş bir buluştan yola çıkarak başka buluşlar ortaya çıkarabilen kimsedir.

İlim adamı, mutlaka tecrübe üzerinde durmalıdır ki, mevzuunda (konusunda) derinleşip kesin netîceye ulaşabilsin.Çalışmasının eksik ve aksak yönlerini anlayıp, doğru ve sağlam biğiler ortaya koyabilsin.Demek ki, fen ilimlerinde olgunluğun esâsı tecrübedir.

Maddenin en küçük parçası olan “elcüz’ü la yetecezzâ” (atom) da yoğun bir enerji vardır. Yunan bilginlerinin söylediği gibi, bunun parçalanamayacağı söylenemez.Atom da parçalanabilir.Parçalanınca öyle bir güç meydana gelir ki, bir anda Bağdâd’ın altını üstüne getirebilir. Bu, Allahü teâlânın kudret nişanıdır.

“İlim tahsîl etmek arzusunda olan kimsenin hocalarına, üstadına karşı çok nâzik ve edebli olması, sözlerini ve fikirlerini kabullenmesi gerekir. Hocasına asla îtirâz etmemelidir.Kendisi bir hayli olgunlaşmış olsa da, bu edebe riâyet etmelidir.Gerçek ve büyük âlim, kendinde bulunan ilim ve marifetleri ancak kendisine karşı edebli ve hürmetkar olana tevdî eder. Çünkü üstâd demek, bizzat ilim demektir.Ona saygısızlık, ilme saygısızlık olur.İlme karşı saygısız olan ise, hak ve hakîkate karşı gelmiş olacağından, nasipsiz kalır, yetişemez.Hep hatâ yapar, yanılır ve sapıtır. Gâyet tabiî ki, hiç bir akıl sahibi böyle bir duruma düşmek istemez. Talebe üstadına karşı gerekli olan tevazu, saygı ve nezâketi göstermezse, hocasının ilminden çok az istifâde eder. Özünü değil, kabuğunu bile elde etmesi çok zor olur.”

Câbir bin Hayyân bir eserinde şöyle anlatır: Hocam Ca’fer-i Sâdık bana bir gün şöyle buyurdu: “Ey Câbir! İşte hazırlamış olduğun eserlerin hepsi.Bunlarda kimya ilmini açıkladın ve ayrıntılarını ortaya koydun.Bu ilim dalı ile ilgili değişik görüşlerini belirttin. Konularını teker teker ele aldın, bölümler hâlinde tesbit ettin, ilimde en yüksek mertebeye erenler hâriç, herkes bunlara muhtaçtır.Mâdenler ile ilgili de çok eser yazdın.Gören ilim âşıkları hayran kaldı.Çok mal verip satın almaya gayret gösterdiler.Çok dünyalığa kavuştun.Hepsi geçip gitti. Şimdi ise ey Câbir, Allahü teâlâya istiğfar eyle.Sonra, daha kolay elde edilir ve anlaşılır bilgiler ile uğraş.Böylece önceki hatâ ve kusurlarına keffâret olur.” Ben de; “Efendim! İşaret buyurun da o konu üzerinde durayım” dedim. Bunun üzerine; “Bütün çalışmalarını hülâsa eden, açık anlaşılan bir eser hazırla ve bana teslim et” buyurunca; “Başüstüne efendim” diyerek Kitâb’ur-rahme”i yazdım.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Web Tasarım